Ekleyen: xSentus
Etiketler: , Çevre İçin Çıplak Hareket, dünya'nın dengesi, Greenpeace, kaz dağları, küresel ısınma, Niko Guido
Kaz Dağları’nda ÖLÜ ALTIN BEDENLER
Fotoğrafçı Niko Guido’nun başlattığı ilginç ‘Çevre İçin Çıplak Hareket’ tepkisi.
Dünyanın dengesi o kadar bozuldu ki, torunlarımızı nelerin beklediğini düşünmek korkutucu. Fotoğrafçı Niko Guido “Çevre İçin Çıplak Hareket”i bu nedenle başlattığını söylüyor. Küresel ısınmayı, siyanürlü altını, dünyaya zarar veren insan elinden çıkma her şeyi nü fotoğraflarla protesto etmeye karar verdi. Önce bir sivil toplum hareketi adına fotoğraf çekmek istedi. Greenpeace dahil birçok kuruluşla görüştü ama projeyle ilgilenmediler. O da bireysel hareket etmeye karar verdi.
Niko Guido, çevreyle ilgili ilk nü fotoğrafını geçen yıl Tuz Gölü’nün kurumasını protesto etmek için çekmiş, “Su Perisi” adlı fotoğraf www.beterphoto.com’un düzenlediği yarışmada 25 bin başvuru arasında birinci olmuştu. Bir ay önce, Kaz Dağları projesi için Facebook dahil birçok internet sitesinde duyurular yayınladı. Böyle bir protesto için çıplak poz verebilecek kişilere çağrı yaptı. En az 20 kişi bekliyordu, sadece yedi kişi cevap verdi. Üçü kısa bir süre sonra vazgeçti. Geriye dört kişi kaldı. Guido, “Avrupa’da böyle bir proje için binlerce insan seve seve soyunur. Kimse de ayıp değil mi, neden soyundun, demez” diyor. “Aslına bakarsanız, doğayı bu şekilde katletmeye devam edersek ileride giyinik veya çıplak olmamızın bir anlamı kalmayacak çünkü yaşayabileceğimiz bir dünya olmayacak.” Bir hafta önce Niko Guido sbahın altısında yola çıktı, Edremit ile Yenice arasındaki ormanlık alanı bulana kadar yürüdü. Yola çıktıklarında dört modeli vardı. İkisi yolda fikrini değiştirdi. Çünkü çekim yapılacak alanda onlarca köylü mantar topluyordu. Modellerden biri soyundu ama poz veremedi. Geriye tek kişi kaldı, o da yıllardır tanıdığı arkadaşıydı. Çekim sırasında mosmor olmasına rağmen 150 farklı poz verdi. Niko Guido bu pozların arasından en iyi 18’ini seçti, tek bir karede topladı. “Dikkat çekmek istediğimiz konu, altın madenlerinin Kaz Dağları için yaratacağı tehlikeydi. Tek bir fotoğraf karesinde bunu anlatmam gerekiyordu. Ölü altın bedenler bence yeterince etkili oldu.”

KAZ DAĞLARI’NDA NELER OLUYOR?
Çanakkale ve Balıkesir sınırları içindeki Kaz Dağları, olağanüstü zengin bir bitki örtüsüne sahip. Üstelik oksijeniyle dünyanın en temiz havasına sahip yerlerden biri ve önemli bir turistik bölge. Buradaki altın rezervinin 250-300 ton olduğu sanılıyor. Kaz Dağları’nda altın, bakır, kurşun, çinko gibi madenleri aramak için 36 noktada ruhsat alan 10 firma, yıllardır sondaj çalışmaları yapıyordu. Bayramiç’te Muratlar Köyü’nde suyun bulanık akmaya başlamasıyla, dikkatler altın arama faaliyetlerine çevrildi. Altın bulunduğu takdirde, madeni çıkarmada kullanılan siyanürle toprağın ve yeraltı sularının zehirleneceği tehlikesi üzerine bölgede bir çevre hareketi başladı.
ÇIPLAK MODEL
İnsanların gözlerini parmaklamak için soyundum
O 24 yaşında genç bir kız. Sahne sanatları okuyor. İsmini vermek istemiyor. Çevreye ilgisi lise yıllarında başladı. Hatta Bergama’daki köylülerin mücadelesine de katıldı. Projeye önce evet diyen, sonra vazgeçen, Kaz Dağları’na gelip soyunamayan diğer gönüllüleri anlayışla karşılıyor. Fotoğraf kamerası karşısında bu kadar rahat olmasını okulda aldığı eğitime ve genetiğe bağlıyor: “Poz verirken dünya duruyor sanki. Saatlerce aç kalabilirim, su vermeseler de olur.” Manken ölçülerine sahip ama çok sıradan bir fiziği olduğunu söylüyor: “Yanınızdan geçsem fark etmezsiniz bile. Yalnız bu protestoya dikkat çekmek, insanların gözlerini parmaklamak için soyundum.”
Vücut makyajı için 250 YTL’lik altın rengi boya harcandı. Verdiği pozlar sırasında vücudunda oluşan çürükleri, kesikleri, morlukları ancak çekim bittikten sonra fark etti. Dikenler çizmiş, taşlar her yerine batmıştı. Peki bunu bir daha yapar mı? Cevabı net: “Gerekirse yüz kere, bin kere daha soyunurum. Yeter ki mesaj yerine ulaşsın.”
KARŞIMDA ÇIPLAK BİR KADIN DA OLABİLİR, BÖCEK DE, FARK ETMEZ
Lise çağımda David Hamilton’un bir fotoğraf albümü elime geçmişti. Fotoğraflar çok estetikti. O günden sonra bende nü fotoğrafa izleyici olarak bir ilgi başladı. Sonra bir gün, iş
Gerçek ismi Necip Yanmaz
Niko Guido İstanbul’da doğdu, Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ni bitirdi. İş hayatını bıraktıktan sonra 1998’de İzmir’e yerleşti. Gerçek ismi Necip Yanmaz. Üniversiteden sonra Fransızca rehberlik yapmıştı. Turistler adını telaffuz edemediğinden ona Niko ismini taktılar. Ondan sonra pratik olsun diye rehberlikte Niko ismini kullanmaya başladı. Nü fotoğraflar çekmeye başlayınca kendi adını kullanmamaya karar verdi. “Niko Guido adıyla başladım. Guido İtalyanca rehber demek. Bu isim çok tutuldu. Niko Guido olmanın bazı avantajları var. Türkiye’de yabancılara gösterilen hoşgörüden ben de nasibimi aldım galiba.”
Hürriyet
Bir de Bunlar Var
750 bin ÖSS'linin çözemediği soru
Bilim adamlarını şaşırtan kemirgen
Toplam Okunma: 176 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 07.05.2008 - 21:07



Nisan 11 2008
1. Birbir elden giderken ülkemin güzellikleri birdaha geri dönüşü olmaksızın adeta insanlara küsüp giden ülkemizin engüzel yerleri her ne amaçla olursa olsun hiçbir yeraltı madenleri bu doğal güzellikleri yok etmemiz için degmez,kızınca derizya paranda pulunda yerin dibine batsın diye mutluluk yeryüzündeyken insanlık hep yeraltında aramış mutluluğu,birkaç kişinin mutlulugu için hiç dikkate alınmamış milyonların mutluluğu bu dünya bize emanet edilmiş ama insanlar emanete hıyanet yarışına girmişler adeta bu dünyada herne kadar bizim yaşama hakkımız varsada bizden başka milyonlarca canlılarında yaşama hakkı var,doganın dengesi bozuldumu insanların sağlığı ve mutluluğuda bozuluyor,insan oğluna temizhava,temiz toprak,temiz su,sağlıklı temiz bir ortam gerekir,üçbeşkişinin çıkarı için doğaya yapılan bu katliamın hesabını allah mutlaka soracaktır,çünkü emanete insanlar hıyanet içindedir,ülkemizin güzel yerlerine vurulan her kazma içinde allah korkusu olan kişilerin yüregine vurulan kazmadır,ormanlardan birdal kesenin kolu kesilen ecdatın torunlarıyız bizler ne olduki gözümüzü hırs bürümüş saldırmışız savunmasız güzelliklerimize kirletmek için çevremizi yarışır olmuşuz,bazı degerlerimiz vardırki bunlar endegerli şeylerden daha değerlidir kutsaldır bizim içindünyada kendi ülkesinin insanına layık görmediği yöntemlerle başka ülkelerde bu yöntemleri kullanmaları bizler için ne gurur kırıcı bir hareket ve bunlara göz yummak ne gurur kırıcı,onlar çekip giderken bu uygulamalara onay verenler kendi halkının yüzüne nasıl bakacak oradaki bozulan halkın sağlığının hesabını nasıl verecek,belki bu uygulamaları yapanlar başka ülkelere gidecek ama bunları ne allah ne kullar nede orada yaşayan mahlukatlar affetmeyecek bugün kazdağları yarın madra dağı öbürgün agrı dağı daha sonra ne kalacak elimizde kirli toprak,kirli su,kirli havadan başka,birde kirli altın bu kirli altın temizleyebilecekmi bütün pislikleri yüzkere binkere hayır altın için siyanüre agaçların kesilmesine çevrenin kirlenmesine dogayı kirletebilecek canlı metobolizmasına zararlı bütün kimyasallara hayır lanet olsun bunlardan çıkar sağlayanlara yapıcı olmamız gerekirken hep yıkmışız artık yeter biz yeşili özlüyoruz bizler altın gibi sarı çorak ot bitmeyen toprakları istemiyoruz herşey insan için herşey canlılar için oysa altın bir kaç kişi için o kişilerden biride siz olmayınız yeni maden yasasına hayır yarın çok geç olabilir,Lütfen ülkemizin havasına suyuna taşına sahip çıkalım,maden avcılarına dikkat edin kurtuluş savaşında da bakın aynı ülkeler saldırdı şimdi yöntem değiştirdi tankla tüfekle yapamadıklarını zehirli kimyasallar kullanarak ülkemizi çökertmeye çalışıyorlar lütfen parti gözetmeksizin bunlara dur diyelim. Bunlara bile bile göz yuman ve batı sermayesinin çıkarlarını düşünerek kendi ülkesinin çıkarlarını ve insanını düşünmeyen her kim olursa olsun allah cezalarını versin.tek istediğimiz sağlıklı bir yaşam,doğal bir çevre,mutlu insanlar,bizlere bunları çok görenlerin ellerimiz iki yakalarında olacaktır,hepsini allaha havale ediyorum.maden aramalarında siyanür kullanılmadığını idda edenler maden bulundugu zaman buraları kazamayacaklarını burada maden ocakları açmayacaklarına tahaüt ediyorlarmı maden çıkarmayacaklarsa niye bu güzelim doğayı tahrip ediyorlar,zevk içinmi buraları kazıyorlar milyonlarca dolar harcayıpta,eger bunları zevk için yapıyorlarsa insanlıklarından şüphe duymak lazım,tabiî ki zevk için kazmıyorlar bazı kişiler ise sanki çocuk kandırıyorlar sadece maden arıyorlar diye bir anlam veremiyorum.el elin eşegini türkü çagırarak arar maalesef çevreye karşı duyarlı insanları da vatan haini gibi göstermeye çalışır yabancı şirketlerin çıkarları için çalışan şakşakçılar asıl vatan haini kim,vatan sever kim acaba
Nisan 20 2008
cok mantıksız!!!